Girişimsel Radyoloji Ve Radyofrekans Ablasyon Tedavisi

Kanser, günümüzün en korkunç hastalıklarından bir tanesi. Her ailede bu sorunu yaşayan en az bir kişi olduğunu; ve her geçen gün de, kanserin artacağı söylentilerini duydukça, kanserle yaşamamız gerektiğini daha iyi idrak eder hale geliyoruz. Kanser hakkında bilgi sahibi olmalıyız; kanser tedavi yöntemleri hakkında bilgilerimiz bulunmalı. Bu nedenle de, geliştirilen kanser tedavisi yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz.

Kanser tedavisinde uygulanan yeni yöntemler arasında yer alan girişimsel radyoloji de, gerekli ortam koşulları sağlandığında, ameliyatta alındığı kadar başarılı sonuçların alınmasını sağlayabiliyor. tümör ve radyo frekans ablasyonu uygun olan kanser hastalarında, girişimsel radyoloji çok daha etkin çözümler sağlayabilmektedir.

Girişimsel radyoloji, radyo frekans ablasyon tedavisi yöntemi ile uygulanmaktadır. Bu yöntemle birlikte, kemoterapi ve radyoterapinin uygulandığı da bilinmektedir. Girişimsel radyolojiyi, kanser tedavisinde tedavi yöntemi olarak seçen kanser hastalarının, genellikle, daha önceden kanserli bölüm için bir ameliyat geçirdikleri; ancak hastalığın yeniden nüksetmesi gibi bir durumda olmaları koşulu ile, tercih edebilecekleri en iyi seçenek olacağı belirtiliyor.



Girişimsel radyoloji yöntemi ile birlikte uygulanan radyo frekans ablasyon tedavisi, genellikle karaciğer hastalıklarında uygulanıyor. Karaciğer dışında, akciğer, böbrek, kemik, meme kanseri gibi durumlarda da, ultrason ve tomografi yardımı ile organın içine girilerek, tümörün yakılımı gerçekleştirilebiliyor; ancak bu şekilde; ve bu organlara uygulanan girişimsel radyoloji ile, radyo frekans ablasyon tedavisinde, etkili sonuç alabilmek için, hastanın multidisipliner onkolojik takibe alınıp, değerlendirilmesi gerekmektedir.

Girişimsel radyoloji, son dönemlerde, oldukça yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte radyo frekans ablasyon yöntemi de girişimsel radyolojiye bağlı olarak yürütülmektedir. Ameliyatta çözülebilecek olan 3.5 cm boyutundaki bir tümör sorunu, radyo frekans ablasyon yöntemi ile gayet rahat bir şekilde çözülebilmektedir. Hem doktorlar; hem de hastalar açısından farklı avantajları bulunan radyofrekans ablasyon tedavisi, eski kanser tedavisi ameliyatlarına oranla daha fazla tercih edilmektedir.

Girişimsel radyoloji yönteminde uygulanan radyo frekans ablasyon yönteminin en önemli avantajlarından bir tanesi, hastanın narkoz almaması durumudur. Ameliyat geçirmemekte; ve bu nedenle de büyük ameliyat yaraları ya da kesiklerle uğraşmak durumunda kalmaması, kısa süreli bir işlem olması, hastanın, girişimsel radyoloji yöntemi uygulamasından sonra, günlük yaşantısına devam edebilmesi, radyofrekans ablasyon tedavisi uygulandığında, hastanın, ciddi ağrılarla başının derde girmemesi, klasik kanser ameliyatlarına oranla daha az maliyetli olmasıdır.

Share Button

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir