Kızamık Hastalığı Alarmı Korkutuyor

Son günlerde kızamık hastalığı, kızamık virüsü ile ilgili haberler ve İstanbul da 24 kişinin kızamık hastalığına yakalanması Türkiye’de kızamık vakalarının artışı  insanlar üzerine korkuya neden oldu. Kızamığa yakalan 24 kişide tek doz aşı uygulandığı görüldü.

İki dozluk kızamık aşısının %95-%98 gibi yüksek oranda bir koruyuculuğu olduğunu biliyoruz. Fakat 1989 öncesi doğmuş ve 2 dozluk kızamık aşısı olmayanlarda tekrar kızamığa yakalanma riskinin yüksek olduğunu ve kızamığa yakalanma durumunda ise beyin iltihabı ve kalıcı beyin hasarı  sonuçları ile karşılaşılabileceğini bildiren Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu  bu konuda halkı bilgilendirdi.

Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu; 1990’lardan sonra çocuklarda 2 dozluk aşı uygulamasına geçildiğini, 1989 yılından önce doğan  tek doz aşı uygulanan erişkinlerin ve hiç kızamık aşısı olmamış 1 yaş altı bebekler ile henüz 2. doz kızamık aşısını olmamış 6 yaş altındaki çocukların kızamık hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu bildirdi.

Kızamık nasıl bulaşır?

Kızamık damlacık enfeksiyonu şeklinde hasta olan kişinin konuşması, hapşırması sonucunda tükürük damlacıkları ile havaya yayılan mikrobun kişin ağzı ve burun boşluğuna yerleşmesi ile bulaşabiliyor.

Kızamığın bulaşıcı ciddi ve tehlikeli bir hastalık olduğunu hapşırık ve öksürük ile bulaşan ve vücutta kırmızı renkte pembe döküntülere neden olan  kızamığın, her 100 çocuktan 5’inde zatürre, her 1000 hastadan 1’inde beyin iltihabı ve kalıcı hasar oluşturabildiği bildiriliyor.

Eğer 2 doz aşı yapılmış ise bunun %98 oranından koruyuculuğu olduğu ifade ediliyor.

Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısının otizm yaptığı şeklindeki haberlerin yanlış olduğu, gerçekleri yansıtmadığı kızamık aşısı ile otizm arasında kanıtlanmış herhangi bir bağ olmadığının  ifade edilmesine karşın, halkta bunun varlığına dair bir izlenim oluştu.

Kızamık Hastalığı İçin Hangi Tedbirler Alınmalı

Kızamıkla temas olduğunda 72 saat içerisinde aşı yapılırsa aşının koruyuculuğu olmaktadır.



Bebekler doğduklarında annelerinin geçirmiş veya aşılanmış olduğu pek çok hastalığa karşı korunuyor. Çünkü annesinin bağışıklık sisteminin daha önce hazırlamış olduğu koruyucu antikorlar hamileliğin son döneminde ve doğumda anneden bebeğe geçer. Ya da anne sütü ile bebeğe geçer.  Fakat bu antikorlar kalıcı değildir. Bu antikorlar bebeği yaklaşık 12. aya kadar korur.

1 yaşın altındaki bebeklerde kızamıktan ölüm oranın %10-%15 olarak bildiriliyor.

Erişkinlerde 1975 ve 1990 arası  doğmuş olan kişilerde tekrardan kızamığa yakalanma riski bulunuyor. Özellikle sağlık çalışanları, öğretmenler ve çok kalabalık ortamda görev yapanlar gibi  kızamığa yakalanma riskinin yüksek olduğunu meslek grublarının aşı yaptırmalarının  gerektiği vurgulanıyor.

Halk arasında aşırı bir korku oluşturmaya gerek olmadığını ama bunun yanında dikkatli olunması ve tedbirlerin bırakılmaması gerekildiği dile getiriliyor.

Önemli bir nokta ise bu hastalığın domuz gribi gibi olmadığını kızamık hastası olan biri ile temas edilmesi halinde 72 saat içerisinde aşı olunduğunda bu hastalıktan korunulabileceği bildiriliyor.

Kızamık hastalığı yetişkin kişilerde de ağır seyredebilir.

Çocukların aşı kartlarının saklanması gerekiyor. Kızamık geçiren bir çocuğun okuluna veya yuvasına bu durumun bildirilmesi gerekiyor.

Kızamık virüsü genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülüyor. Bulaşıcı olan kızamık hastalığı mikrobu vücuda girdikten 8-12 gün sonra vücutta görülen döküntüler başlamadan önce yüksek ateş, burun akıntısı, gözlerde kızarma ve akma, yanak içinde toplu iğne başı büyüklüğünde beyaz döküntülerle başlıyor.

Kızamık hastalığının iyileşme süreci olan 15-20 günlük süreçte dikkat edilmesi gereken önemli   noktalar ise iyi beslenilmesi, istirahat edilmesi, sıvı alınmasına ve evdeki risk altındaki kişiler ile temas etmemesine özen gösterilmesi gerekiyor.

Share Button

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir