Sağlıklı Yemek Pişirmek

Sağlıklı yemek pişirmek için nasıl bir tencere ve tava seçmeliyiz?

Ünlü besin uzmanlarına göre yemek pişirmek için gereken ideal tencere henüz halka sunulmamıştır. Çünkü her tencere tipinin kendine özgü sakıncaları vardır. Gene bu otoritelere göre, ideal tencere pişmekte olan yemeği madenle temas ettirmeyen tenceredir. Çünkü yemek dibini az da tutsa bu yanık kısmı temizlemek için tel veya benzeri bir maddeyle tencerenin dibini ovmak gerekir. Bu işlem ise madenin çizilmesine, zedelenmesine neden olur. Cinsi ne olursa olsun, zedelenen madenden zamanla mikroskobik maden parçacıkları koparak pişen yemeğe karışacaktır.

Tenecer çeşitleri,  yapıları, kullanım şekilleri konusundaki bilgileri sizlerle paylaşmak istedik. Birçoğumuzun belkide bu konuda aklı karışmışta olabilir. Evlerde en çok kullanılan tencere çeşidi  çelik ve teflon olmaktadır.  Özellikle pilav teflon tencerelerde pişirilmektedir. Öncelikle çelik ve teflon tencerelere değineceğiz.

Paslanmaz Çelik : Çelik tencerelerden kaliteli olanlarını seçmekte fayda var. İnce paslanmaz çelikten yapılan tencereler yemeğin (çorba gibi sulu yemekler hariç) kolayca yanmasına neden olur. Bu tencerelerin bileşiminde genellikle % 8 nikel, % 18 krom bulunur. Bazı kaynaklara göre bu madenler yemeğe sızabilir.  Nedeni, tencerelerimizi temizlerken yaptığımız yanlışlardır. Sert ovma teli ile ovarak temizlenen çelik tenceremiz çizilir ve özelliğini yitirir. Daha önemlisi sağlığımız için ciddi tehlikeler oluşturur. Çelik tencerelerimiz zamanlar kararır. Bunu gidermek için şu yöntemi deneyebilirsiniz : Biraz sirkeyi bir kapta ısıttıktan sonra, yumuşak bir bezi bu ılık sirkeye batırıp iyice ovun ve ardından da iyice durulayın. Kuru yumuşak bir bezle de parlatırsanız, tencereniz pırıl pırıl olur. Bazı kaynaklara göre, paslanmaz çelik tencereler alüminyum tencerelerden  daha zararlıdır. Bu tencerelerin, sağlığa zararlı olmamaları için, tel veya benzeri maddelerle ovulmamalıdır.

Paslanmaz çelik yüksek ısı etkisiyle kararır. Bu nedenle tezgah üzerine ocaktan yeni indirilmiş tencere, tava vb. konulmamalıdır. Bıçaklar da ateşe temas ettirilmemelidir. Paslanmaz çelik kaplar içinde uzun süre asitli bir yiyecek bırakılırsa korozyon olur. Paslanmaz çelik tencere içinde yemek pişirme son derece düşük ısıda yapılır ve yemeğin suyunu kaybetmesi söz konusu olmayacağı için yemek lezzetli olur. Bu şekilde pişirme yemeğin daha kısa sürede pişmesini sağlar, böylece besin değeri de daha iyi korunmuş olur.   Paslanmaz çelik tencerelerde yemekleri çok düşük ısıda pişirin. Çelik kaplarda pişirilen yemeğe demir, krom, nikel geçişi olabilir.  Paslanmaz çelik tencereler içerisinde yemek pişirme işlemi son derece düşük ısıda yapılması gerekir.

Çelik, demir ve karbona çok az miktarda diğer elementlerin karşılaştırılmasıyla elde ediliyor. Çok dayanıklı olduğu için günümüzde mutfaklarda en çok tercih edilen tencere tiplerinin başında geliyor. Çelik dayanıklı bir madde ancak ısıyı eşit şekilde dağıtamıyor. Bu nedenle kaliteli çelik tencerelerin tabanı bakır ya da ısıyı eşit miktarda dağıtan başka bir materyalden imal ediliyor.

Çelik tencere temizliği :
Yemek yaparken çelik tencereniz yandıysa, sakin üzülmeyin. Tencerenizi yeniden piril piril yapabilirsiniz. Bunun için 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 fincan sirkeyi tencerenizde kaynatın. Hem üzerine isleyen kara lekeler çıkacak, hem de tencereniz tertemiz olacaktır.

Teflon : Bu maddeyle ilgili deneyler yakın zamanda Du Pont Company laboratuvarlarında yapılmıştır. Teflon ateşe dayanıklıdır, yanmaz, rutubetten etkilenmez, yemeği bozmaz. Ancak bir sakıncası vardır: Çizilmeye veya sıyrılmaya dayanmaz. Çizilince teflonun kimyasal maddesi politetrafluoroetilen veya TFE) ve altındaki maden yemeğe karışabilir. Teflon tencereyle tahta kaşık kullanmalı.

Uzmanlar teflon tava ve tencerelerle ilgili endişenin, yapımında perflorooktanoik asit (PFOA) isimli bir maddenin kullanılmasından kaynaklandığını ifade ediyorlar. Bu konuda dikkat etmemiz gereken üretim standardı yüksek olan teflon tavaları tercih etmektir.  Üretim standardı yüksek olan teflon tavaları için kanser riski bakımından özel bir endişe oluşturmaya yetecek düzeyde bilgi bulunmamaktadır.”

Uzmanlar yüksek ısıda yemek hazırlanan yiyeceklerin kansorejen etkisini azaltmak için sadece teflon tava ve tencereler değil diğer tüm araç ve gereçlerde yağlı kağıt kullanılmasını öneriyorlar.

Eskimiş, çizilmiş  teflon tava kullanılmamalı, -Teflon tavaların çizilmemesine özen gösterilmeli, -Özellikle çocuklara verilecek gıdalarda teflon tava, yağlı kağıtlarla kullanılmalı, -PFOA kullanılan diğer ürünlerin kullanımında dikkatli olunmalı

Teflon malzemeden yapılan tava ya da diğer mutfak gereçlerinin kullanımında pişirmenin orta veya kısık ateşte yapılmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

İnce, hafif ve ucuz teflon kapları da kalite ön planda tutularak almaktan kaçınmak gerekiyor.

Teflon Tencere, Tava Temizliği : Temizlik açısından en hassas tencereler teflon tencerelerdir. Teflon yüzey kaplı tencere ve tavaların iç yüzeylerinin asla çizilmemesi gerekir. Teflon tencere ve tavalar asla bulaşık teli kullanmadan yıkanır. Sünger ve sıvı deterjan ile yıkanmalıdır.

Düdüklü tencere : Düdüklü tencereler yalnızca acil durumlarda kullanılmalıdır. Besinlerin bazı özellikleri bu tencerede yok olur gider. Bunlarda ısı 110 dereceyi bulduğundan, sebzelerin bir çok özellikleri yok olur. Diastaslar 45-75, C vitamini 60, A vitamini 90, B ve D vitaminleri 110 derecede yansızlaşır. Düdüklü tencere ancak bir yardımcı olmalı, ya da acele yemek yapmak zorunda kalınca kullanılmalı. Yardımcı olarak kullanıldığında, geceden ıslatılan kuru sebze (fasulye, nohut v.b.) düdüklüde bir iki taşım kaynadıktan sonra ateş kesilir ve tencere soğumaya bırakılır. Tencere soğuduğunda içindeki besin maddesi yumuşamıştır. Düdüklüden çıkarılan yiyeceğin pişmesi başka bir tencerede tamamlanır. Etin, çelik tencerelerde ağzı açık ve orta derece ateşte, sebze ve bakliyat türü sulu yemeklerin ise en fazla 15 dakika olmak şartıyla düdüklü tencerelerde pişirilmesi öneriliyor.

Alüminyum : Bu madde ısıyı geçirdiğinden ve ucuz olduğundan çeşitli mutfak araçlarının yapımında kullanılır. Alüminyum tencereden dibi tutunca paslanmaz çelikteki sakıncalar ortaya çıkar. Alüminyum tencereleri oksidasyona karşı korumak için üzerlerine alümin adlı bir madde sürülür. Bu madde alüminyumu korursa da tencerenin içindeki yiyeceği korumaz. Tıp literatüründe alüminden zehirlenme vakaları kaydedilmiştir.

Alüminyumun yüzeyi daima onu koruyan bir oksit tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka herhangi bir ovucu veya kimyasal madde ile çıkartılmadığı sürece alttaki tabakayı önemli ölçüde koruyucu bir etki yapar. Bu nedenle alüminyum kapların telle ovulması doğru değildir. Asit ve alkaliler de oksit tabakayı etkilerler. Bu nedenle besinlerin kap içinde bekletilmeleri doğru değildir. Temizlikte kullanılan deterjanlar da alkali özellik taşırlar. Deterjan kuvvetli alkali içeriyorsa metal üzerine daha çok etki yapacağı açıktır. Alüminyum kapların kararması su ve besinin ortamından ileri gelir. Sirke, limon gibi asitli maddeler konduğunda bu siyahlıklar giderilebilir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi alkali ve asitli maddelerin kap içinde fazla durmaları sakıncalıdır. Alüminin kansere yol açtığı da söylenir. Bu tür kapların içinde yiyecek piştiğinde veya yiyecek bırakıldığında insanı düşündüren renkler oluşur.

İnsan sağlığı için bir miktar alüminyum gerekliyse de, fazlası zararlıdır. Sonuç olarak yiyecekleri alüminyum kaplarda bırakmamalı; daha iyisi alüminyum kap kullanmamalı, özellikle kap eskimişse.

Bakır: Isıyı çok iyi ileten dağıtan bir metal olması nedeniyle hem elektrik telleri yapımı hem de pişirme kabı olarak oldukça yaygın kullanılmaktadır. Saf bakır çok yumuşaktır. Bu nedenle diğer metallerle alaşım halinde kullanılır. Bakır çok çabuk lekelenir. Uzun süre açıkta bırakılırsa üzerinde siyahımsı yeşil bir renk oluşur. Bu, bakır karbonattır. Bu tabaka ovularak giderilebilir. Ancak böyle bir kapta pişirilen yemeğin kusturucu etki yaptığı görülmüştür. İnsan organizması bir miktar bakırı metabolize edebilir. Ancak fazlası, özellikle çocuklarda zararlıdır. Hindistanda bebeklerde görülen sirozun nedeninin, kalaysız bakır kaplarda kaynatılan sütten kaynaklandığını bildiren araştırmalar vardır. 
Bakır kaplar bu nedenle kalaylanmaktadır. Kalayın zamanla dökülmesi bakır kapların kullanımını azaltmıştır. Bazı gözlem ve araştırmalar, gelişigüzel kalaylanan kaplardan yemek içerisine sağlık için zararlı kurşun gibi maddelerin karışabildiğini göstermiştir. Bu nedenle sokaklarda kalaylatılmış veya kalayları yer yer dökülmüş bakır kaplar yemek pişirme ve saklama için uygun değildir.

Isıyı dağıtan bir madendir. Bakır tencerelerin kullanılmasında bir sakınca yoktur, yeter ki bakırı yeşil renge dönüşmesin. Kalayı yer yer gitmiş bir bakır tencerede yemek pişirmenin bir sakıncası olmayabilir; yeter ki pişenyemek hemen tencereden boşaltısın. İnsanı zehirleyen, yemeğin bir süre tencerede kalması, yani bakırla temas etmesidir; özellikle yemekte limon varsa. (Fransız reçel kitapları en iyi reçelin kalaysız bakır tencerede yapıldığından söz eder; kalay reçelin rengini ve çeşnisini bozar.)

Toprak çömlekler : Bazı aşçılar yemekleri sırsız çömlekte fırınlamayı yeğlerler. Bu tür çömleklerin toprağında herhangi bir zehir bulunmadığından emin olmalı. Sırlı çömleklere gelince: Bunlar genellikle pişmiş yemeğin servisinde kullanılır. Eğer içinde yemek pişecekse veya fırınlanacaksa, çömleğe sürülen sırrın kurşunsuz olduğundan emin olmalı. Kurşun asitle temas edince besine kolayca nüfuz eder ve zehirlenmeye neden olabilir.

Toprak kaplar kilden yapılmaktadır. Isıyı muntazam ve çabuk iletmediklerinden pişirme ısısının düşük olması veya fırına koyarken fırının önce soğuk olmasına daha sonra ısının açılmasına dikkat etmek gerekir. Bu kaplar yavaş ısınırlar fakat ısıyı iyi tutarlar. Ani ısı değişikliklerinde kırılabilirler. Toprak kaplar besindeki asit ve alkaliden etkilenmez. Bu açıdan sağlıklıdır denilebilir. Ancak yüzeyde çatlama olşursa buralarda mikroorganizma barınabilir. Kabın kullanıldıktan sonra iyice yıkanması ve çok iyi kurulanması gerekir. Toprak kapların yüzeyi bazen sırlarla kapatılır. Sır yüksek ısıda kontrollü bir şekilde yapılmışsa sırdan yiyeceğe, kurşun , kadmiyum gibi zararlı maddeler geçtiğini bildiren çalışmalar vardır.Bu nedenle bu kapların besin saklamada kullanılmaması daha doğru olur.

Toprak kolaylıkla eriyebilen bir madde olduğu için sırlanıyor. Sırlama işleminin doğru ve sağlığa uygun şekilde, toksin olmayan maddeyle yapılması çok önemli. Aksi takdirde besinlerle özellikle sinir sistemine zarar verebilecek maddeler gerebiliyor. Kaliteli toprak kaplar satın alarak ve ilk kullanımından önce içinde, 24 saat boyunca su bekleterek bu riskleri yok edebilirsiniz. Toprak kaplar, sebze ve meyvelerin vitaminlerini kaybetmeden pişirmek için ideal.

Cam  : Cam, silisyum dioksit, sodyum ve kalsiyumoksit karışımıdır. Ancak bu maddelerin oranlarına bağlı olarak değişik tür camlar yapılabilir.

Cam gözeneksizdir ve asit ve alkaliden etkilenmez. Bu bakımdan pişirme ve saklama kabı olarak uygundur. Bazı cam kaplar ani ısı değişikliklerinden etkilenirler ve kırılırlar. Ancak son yıllarda ani ısı değişmelerine de dayanıklı camlar yapılmıştır. Yine de cam kapları düşük ısıda pişirmekte ve ocaktan aldıktan sonra soğuk yüzeye bırakmamakta yarar vardır. Cam kaplarda yiyecekler yapışabilir, bunlar ıslatarak bekletme veya su konulup hafif ısıtma ile giderilebilirler. Camlar çizilirse temizlenmeleri güçleşir. Bu nedenle telle ovulmamalıdırlar.

Bunların sakıncaları çabuk kırılması, ateşi iyi dağıtmaması, aşırı yakıt harcaması ve yiyeceğin yüzeyini iyi pişirmemesidir. Ateşin iyi dağılmaması ve pişme süresinin uzun olması besinlerdeki B2 vitaminini yansızlaştırır.

Maden üzerine emaye kaplar : Ateşe konan tencerelerin en sağlıklısıdır. Emayenin yüzeyi çatlak değilse yemek sağlıklıdır. Çatlak yüzeyli emayede, öbür maden tencerelerde olduğu gibi, emayenin altındaki maden yemeğe sızabilir. Emaye ince bir madenin yüzeyini kaplıyorsa, bu tür tencerenin ömrü uzun olmaz. Bu nedenle kalın bir maden üzerine kaplı emayeleri tercih etmekte fayda var.

Demir döküm ve demir döküm üzerine emaye kaplar : Yemek pişirmede belki de en iyi sonuç demir döküm emaye tencerelerde alınır. Tencerenin dibi ve kendisi kalın olduğundan, emayın çatlaması ve yemeğin dibini tutması olasılığı azdır. Demir ısıyı çok iyi geçiren bir madendir. Bir sakıncası vardır, o da ağır olmasıdır. Demir pişen yemeğe sızar mı? Sızsa da önemi yoktur, çünkü demir zehirli değildir.

Dikkat etmeniz gereken şey, emayenin çatlak ya da dökük olmamasıdır. Demir döküm emaye tencerelerin çatlama olasılığı, maden üzerine kaplama olan emaye tencerelerden daha azdır. Kalın dipli olan demir döküm kaplama emaye tencereler ağır olasalar da, diplerinin kalın olması sayesinde yemeklerimiz yanmaz ve güzel pişerler.

Demir kapların iyice kurulanmadıkları takdirde paslanma özellikleri olmasının yanısıra diğer önemli bir özellikleri de içlerinde asitli besin pişirilmesi halinde besinin rengini bozmasıdır. Pek çok diğer metalde olduğu gibi demir de içinde pişirilen yiyeceğe geçme özelliği gösterir. Demirin vücutta birikimi oldukça zor olduğundan bu geçişin toksik bir etki yaratmada önemli bir rol oynamayacağı aksine, demiri düşük diyetle beslenen kişilerde bu yolla geçen demirin olumlu bir katkı yapacağı ileri sürülmektedir. Demir kap içinde pişirilen yiyeceğin asitli olması demir geçişini arttırıcı etki yapmaktadır.


Buharlı Pişiriciler ( konveksiyonel fırın ) :
Buharlı pişiricilerde vitamin kabı çok azdır. Buharlı pişirici ile tavuk, balık, et, sebze, makarna, pilav gibi bir çok yemekler yapılabilir.



Sağlıklı ve lezzetli yemekler yapmak için çeşitli modellerdeki buharlı pişiricileri deneyebilrsiniz.

Amyantlar, tencerelerin altlarına konularak, alevin hararetini azaltmak amaçlı kullanılırlar. Bu amacın dışında, ev hanımları amyantlarda ekmek kızartmayı çok severler. Ancak amyantlarda kızarttığımız ekmeklerin üzerine amyanttan bir parça yapışmı ise; uzmanlara göre vücudumuzda, özellikle de akciğerlerde tahribat yapmaktadır.

Tencere Altlığı(amyant) :

Plastikler :

Evde kullanılan plastik kaplar çok çeşitlidir. Bunlar termoplastikler ve termosettingler olmak üzere iki grupta incelenebilirler.

Termoplastikler:

Bunlar akrilik, florokarbon, naylon, polietilen, polipropilen, polistren ve vinil gibi adlarla bilinen plastiklerdir. Bunların en önemli özellikleri ısınınca yumuşamaları soğuyunca tekrar katılaşmalarıdır. Bu nedenle sıcakla temas etmemeleri gerekir. Plastikler kırılmaya ve çatlamaya dayanıklı olduklarından kap yapımında kullanılmaya başlanmışlardır. Ancak, ovucularla çizilirler ve lekelenirler. Termoplastikler salata tabağı, bardak vb. yapımında kullanılırlar.

Termosettingler:

Bu grupta fenolikler, melamin, üre ve kazein bulunur. Bunların en önemli özelliği şekillerini korumaları, ısıyla tekrar yumuşamamalarıdır. Melaminler 90 ° C su sıcaklığında bile dayanırlar. Teflonda termosetting plastiklerdendir. Plastiklerin pişirme kabı olarak kullanılmaları teflon ile yaygınlaşmıştır.

Plastiklerde metaller gibi temas ettikleri besine geçiş gösterebilmektedirler ve bu durum sağlık için sakıncalı olabilmektedir. Ayrıca, teflon kaplar çizildikleri takdirde daha sakıncalı olabilirler. Teflon kaplarda yiyeceğin karıştırılması veya çevrilmesi gerektiğinde kesinlikle metal kaşık ya da maşa kullanılmamalıdır. Son yıllarda çizilmeye dayanıklı kaplar yapılmıştır. Çizilmeye dayanıklı kapların sağlık üzerindeki sakıncaları üzerine fazla bir araştırma bulunmamaktadır.

Plastik kaplar besin saklama için kullanılmamalıdır. Plastik özel olarak besin taşıma işlemi için yapılmamışsa çok daha sakıncalıdır. Bazı yörelerde plastik temizlik kovalarının veya plastik gaz bidonlarının süt ya da içme suyu taşımasında kullanıldığı görülmektedir. Bu bidonlar besin için yapılmadığından kullanılan plastik insan sağlığına zarar veren türdendir, kesinlikle besinle temas ettirilmemesi gerekir.

Yeni bir tencere ya da tava alırken yapışmamasına, çabuk ısınmasına mı dikkat edersiniz?

Yoksa sadece modeline ve tasarımına mı bakarsınız? Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, tencere ve tava satın alırken ve temizlerken bilmeniz gereken 10 madde şöyle belirtiliyor:

1. Öncelikle bilmeniz gereken konu, hangi malzemenin sıcaklığı eşit dağıtma konusunda en iyi olduğudur.

2. Dökme demir tencereler sıcaklığı çok iyi dağıtır. Ancak, yiyecekler metale tepki gösterebilir. Bu nedenle, bu tencereler pahalı olmamasına rağmen tüm yemek pişirme yöntemleri için en iyisi değildir. Etleri kızartmak için kullanılabilir.

3. Pahalı olan emaye tencerelerden satın alabilirsiniz. Bu tencerelerin de temizlenmesi kolay olmasına rağmen dökme demir gibi her çeşit pişirme yöntemine uymaz. Uzmanlar, emaye tencereleri çorbalar, güveç yemekleri ve hamur işleri için kullanılmasını öneriyorlar. Bu tencereler fırına girebilmesi ve doğrudan masanıza getirilebilmesi yönünden avantajlıdır. Dökme demirden daha ağırdır.

4. Paslanmaz çelik tencereler belki de en ucuzudur. Ancak, tüm yemekler için kullanılmaması gerekiyor. Çok hafif ve ince oldukları için sıcaklığı iyi iletmiyorlar.

5. 3 kat metal içeren kaplama tencerelerin en iyi olduğu söyleniyor. Temizlemesi de kolay olan bu tenceler, ısı çok güzel iletiyor.

6. Yapışmaz tavalar belki de en popüler olanlardır. Yemek yaparken daha az yağ kullanmayı ve sonrasında kısa sürede temizlemeyi seviyoruz. Ancak, uzmanlar bu tavaların sadece yumurta ya da balık gibi gıdaların pişirilmesinde kullanılmasını söylüyor. Bunun nedeni ise, yapışmaz tavaların yüzeyinin kolayca bozulmasıdır. Yüzeyi bir kez bozulunca da tavanın çöpe atılması gerekiyor.

7. Çelik ya da kaplama tencereler, içine su koyup ocakta bir süre ısıtıldıktan sonra kolayca temizlenebilir. Partiküller bu şekilde çabucak çözülecektir.

8. Tencerenin dibinde kalan yemek artıklarını temizlemek için kaç saat uğraşmanız gerekiyor? Tencerelerinizi fırın temizleyicileriyle temizlemenize gerek yok. Lastik eldivenlerinizi takın ve silerek temizleyin.

9. Paslanmış eski dökme demir tencere saniyeler içinde temizlenebilir. Yağı alın ve tencerenin içine yayın. Yağı ısıtın ve hakiki tuz ekleyin. Bir kağıt havlu alın ve yağla tuzu macun kıvamına getirin. Pas sıvanacaktır. Durulamak için fazla su kullanmayın. Tencereyi temiz yağla ovalayın ve bir kenara koyun.

10. Tava ve tencerelerinizi asla bulaşık makinesinde yıkamayın. Bozulacaktır ve ömrü kısalacaktır.

Zaman Online

Kapların Kullanılmasında Dikkat Edilecek Genel Kurallar :

  • Kaplar yüksek ısı ile temas ettirilmemelidir.
  • Yıkama işlemi sırasında kap telle ovulmamalı, kapta yanmış ya da yapışmış yiyecek artığı varsa, kap içine biraz su ilavesiyle ısıtılmalı, yapışan ya da yanan besinin yumuşaması sağlanmalı daha sonra bulaşık süngeri ile temizlenmelidir.
  • Kabın temizliğinde kullanılan deterjanın iyice durulanması gerekir.
    Kullanılan deterjanın miktarının çok düşük olmasına özen gösterilmelidir. Böylece durulama daha kolay ve sağlıklı olur. Ayrıca, sıvı ve krem deterjanlar kolay çözündüklerinden tozlara göre daha az kalıntı bırakırlar. Dört kişilik bir ailenin bir öğünlük bulaşığını yıkamak için 2-3 damla sıvı ya da 1 kahve kaşığı krem deterjan yeterlidir. Bulaşık yıkama makinalarında kullanılan deterjanlar özel deterjanlardır. Elle yıkamaya uygun olmadıklarından, elle yıkamada kullanılmaları halinde elde tahrişlere yol açarlar. Makinaya konulacak deterjan da çok az kullanılmalı, bunun için bulaşıklar makinaya artıkları iyice sıyrılıp yerleştirilmelidirler.
  • Yıkanan kaplar iyice kurulanmalıdır.
  • Metal veya plastik kap içinde besin saklama yapılmamalıdır.

Kaynak : sağlık forumları

Bazı Pişirme Bilgileri:

Baklagillerin ve makarnanın haşlama suyunu dökmeyin. Tiamin suda eriyen bir vitamin olduğu için yemeklerin pişirme suyuna geçer. Bundan dolayı yemek sularını dökmeniz tiamin kaybına neden olur. Kurubaklagilleri 12 – 24 saat önceden ılık suda ıslatın ve ıslatma suyu döküldükten sonra pişirin.

Sütlü tatlı yaparken hem şekeri hem de sütü beraberinde kaynatmak sütün yapısındaki proteine zarar verir. Bu nedenle sütlü tatlı yaparken ocağın altını kapatıp en son şekeri ekleyip karıştırmak lazım.

Yumurtayı pişirmeyi bilmiyoruz. Örneğin ya çok haşlıyoruz ya da çiğ yiyenler var. İkisi de yanlış, çiğ yemek en büyük hata. Hem beslenme bakımından hem de kuş gribi gibi enfeksiyonlar açısından. Yumurtayı beş dakika veya en fazla sekiz dakika kaynatmak lazım. Çok katı yumurta iyi değil çünkü çok haşlayınca yumurtanın yapısındaki demir de ölüyor. Hatta çok kaynatılan yumurtalarda görürsünüz, sarısının etrafında yeşilimsi bir tabaka görürsünüz işte o demir sülfür tabakasıdır ve demirin öldüğünün bir göstergesidir. Yine pişmiş yumurtanın bekletilmemesi lazım.

Yağda soğanı kavurmak da birtakım oksidan maddelerin ortaya çıkmasına neden olur. O nedenle soğanı kendi suyunda ya da biraz su ilave edilip öldürüp sonra yemeğin yağına eklemek çok daha doğru.

Et, süt ürünleri, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagillerde bulunan riboflavin ışığa oldukça hassastır. Süt, yoğurt gibi riboflavin kaynaklarının açıkta bekletilmesi kayıplara neden olur. Cam şişede satılan sütler gün ışığında bırakıldığında riboflavin kaybı meydana gelir. Yoğurdun yeşilimsi suyunu döküyoruz. Oysa yoğurdun suyunda yine çok yüksek oranda riboflavin bulunur.

Sebzeyi pişirdikten sonra suyunu döküyoruz. İşte suyunu döktüğünüz sebze saman gibi sadece posa niteliği kalıyor. Ama buharda pişirdiğiniz zaman o gıdayı vitaminleriyle yiyorsunuz. Buharda pişirmede vitamin kaybı, minimumdur.

Share Button

8 Comments

  1. Nilüfer 17 Kasım 2010
  2. Ziyaretci 17 Kasım 2010
  3. Ziyaretci 17 Kasım 2010
  4. Ziyaretci 17 Kasım 2010
  5. Ziyaretci 17 Kasım 2010
  6. Meftun 06 Haziran 2011
  7. admin 06 Haziran 2011
  8. Haluk Su 22 Ocak 2015

YORUM EKLE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir